Dua ve Münacaatlar

Turkish · Hz. Bahaullah

Add range:

Manâ ve beyan miskinden saçılan ilk koku senin üzerine olsun! Ben tanıklık ederim ki, Tanrı korkusunu bir yana atarak, insanların Mevlâsı ve arş ile yerin Rabbı olan Allah’ın hüccetini inkâr eylemiş olanların yüreklerinde düşmanlık ateşinin alevlendiği günlerde, sen, vehimleri bir yana attın, yakîn ışığı ile ilhamın Maşrıkına yöneldin ve nidayı işiterek, Yüce Ufka müncezip oldun. Dilerim Senden ey Alemin Maksûdu, Senin sevgin uğrunda dökülen şu kanın yüzü hürmetine, kullarının günahlarını bağışla; o kullar ki, Senin ahid ve mîsâkına vefa ettiler, mübin kitabında indirdiğine itiraf gösterdiler.

Hamdolsun Sana, ey Alemlerin İlâhı!

Ey merhametli ve yarlıgayıcı! Kullarını koruyan Sensin. Bütün sırları bilicisin. Biz hepimiz aciziz. Sen muktedir ve kuvvetlisin. Biz hep günahkârız, Sen günahları bağışlayıcı, merhametli ve esirgeyicisin. Ey Tanrım! Kusurlarımıza bakma. Kendi fâzıl ve kereminle muamele eyle. Hatalarımız pek çoktur; fakat Senin rahmet denizin sonsuzdur. Aczimiz pek fazla; lâkin senin teyîd ve tevfîkin ve bağışın âşikârdır.

O halde, bizleri kendi dergâhına yaraşır hallere muvaffak buyur ve teyîd eyle. Yüreklerimizi aydınlat. Gözleri görür ve kulakları işitir yap. Ölüleri dirilt, hastalara şifa bağışla. Yoksulları varlıklı kıl. Korkaklara emniyet bağışla ve bizleri kendi Melekûtuna kabul buyur. Hidâyet nurunla aydınlat.

Sensin kuvvetli ve kudretli. Sensin Kerîm. Sensin Rahîm. Sensin şefkâtli.

Abdulbaha Abbas

Ey Kerîm Allah! Sen, bütün beşeriyeti bir kökten yarattın. Hepsinin bir aileye mensup olmasını istedin. Hepsi mukaddes huzurunda Senin kullarındır. Bütün beşer Senin çadırına sığınmış, Sana mahsus nimet sofrasının etrafına birikmiştir.Hepsi nuru inâyetinle münevverdir.

İlâhi! Sen cümlesine karşı lûtufkârsın.Cümlesinin rezzâkı, cümlesinin ilticâgâhısın. Hepsine hayat ihsân edersin. Her birine ve kâffesine kabiliyet ve idrak verdin. Hepsini rahmet denizine batırdın. Ey Kerem Sahibi! Onları birleştir. Dinler ittifak etsin. Milletler bir millet olsun. Şöyle ki; kendilerini bir aile, bütün kürre-i arzı bir vatan bilsinler ve tam bir ahenk içerisinde yaşasınlar.

İlâhi! İnsanlığın birliği bayrağını yükselt.

İlâhi! Umumi sulhu tesis et.

İlâhi! Kalpleri birbirine bağla.

İlâhi! Hoş kokulu muhabbetinle kalplerimizi ferahlandır. Hidâyet nurunla gözlerimizi nurlandır. Terâneyi beyanınla kulaklarımızı okşa. Cümlemizi inâyetinin kalesinde muhafaza buyur.

Sen kuvvetlisin. Sen bağışlayıcısın. Sen ayıpları örtensin.

Abdulbaha Abbas

Ey Şefkâtli Allah! Bu topluluk Sana yönelerek münâcât ediyor. Sonsuz huşû’ ile Melekûtuna bakıyor ve Senden af ve gufrân diliyor.

Allahım! Bu topluluğu muhterem eyle, bu nüfusu mukaddes eyle. Hidâyet nurunu yay, kalpleri münevver buyur ve insanları müjdele. Herkesi kendi Melekûtuna kabul buyur ve iki dünyada berhudâr et.

Allahım! Biz zelîliz, aziz buyur. Aciziz, kudret ihsân eyle.Fakiriz, Senin hazine-i Melekûtundan doyur. Alîliz şifa inâyet et.

Allahım! Kendi rızâ’na eriştir. Fena nefsimizi dünya bağlılıklarından kurtar, mukaddes eyle.

Allahım! Bizi Kendi sevginde sabit et. Bütün insanlara şefkâtli kıl. Bütün alemi insaniyete hizmet etmek için muvaffak eyle ki; bütün kullarına hüzmet edelim, bütün kullarını sevelim, bütün beşeriyete müşfik olalım.

Allahım! Sen muktedirsin. Sen Rahmetlisin. Affedicisin ve büyüksün.

Namazı kılan kimse ayağa kalksın ve Allah’a yönelsin. Ayakta yerinde dururken, Rahman ve Rahim Rabbının bağışını bekliyormuş gibi sağa ve sola baksın. Sonra desin:

Ey İsimlerin İlahı ve göğün Yaradanı! Namazımı Cemalini görmekten beni alıkoyan perdeleri yakacak bir ateş ve beni Senin Vuslat denizine yönlendirecek bir ışık yapmanı, Yüceler Yücesi ve Nurlular Nurlusu görünmeyen Özünün Doğuş Yerleri olanların hatırı için Sen’den dilerim.

Sonra ellerini kutlu ve yüce Allah’a yalvarı için yukarı kaldırsın ve desin:

Ey alemin Maksudu ve ümmetlerin Mahbubu! Sana yöneldiğimi, özgenden kesilmiş ve hareketiyle bütün varlıkları harekete geçiren ipine yapıştığımı görüyorsun. Ey Rabbım! Ben Senin kulunum ve kulunun oğluyum. Senin istek ve irade ellerin arasında ayağa kalkmış, emrine hazır duruyorum ve Senin hoşnutluğundan başka bir isteğim yoktur. Kuluna sevdiğin ve hoş gördüğün gibi davranmanı Rahmet Denizin ve Fazıl Güneşin hatırına Senden dilerim.Senin, anılmaya ve övülmeye gerek olmayan kudretine yemin olsun ki, Senden zuhur eden her şey, kalbimin arzusu ve gönlümün sevgilisidir. İlahi, İlahi! Emel ve amellerime değil, gökleri ve yeri kaplayan iradene bak. Ey ümmetlerin Maliki! Senin İsm-i Azam’ına yemin olsun ki, sadece Senin istediğini istedim ve yalnızca Senin sevdiğini sevdim.

Sonra secde ederek (diz çökerek ve alnı yere değinceye kadar eğilerek) desin:

Sen, Kendinden başkasının tanımlamasından ve Senden başkasının idrakinden münezzehsin.

Sonra ayağa kalksın ve desin:

Ey Rabbım! Namazımı, Senin hakimiyetin sürdükçe yaşamamı ve Seni alemlerinin her birinde anmamı sağlayacak yaşam kevseri kıl.

Sonra yine ellerini yalvarı için yukarı kaldırsın ve desin:

Ey, aysılığından ötürü kalplerin ve ciğerlerin eridiği ve sevgisinin ateşiyle tüm dünyanın tutuştuğu Kimse! Ey tüm insanlara hükmeden Kimse! Sende olandan beni mahrum buyurmamanı, tüm yaratık alemine boyun eğdiren İsmin hatırına Senden diliyorum. Ey Rabbım! Bu garibin Senin azamet çadırlarının gölgesinde ve rahmetinin yakınında bulunan en yüce yurduna koştuğunu; bu günahkarın Senin bağışlama denizini; bu zelilin Senin izzet alanını; ve bu fakirin Senin zenginliğinin ufkunu aradığını görüyorsun. İstediğini emretme yetkisi Senindir. Tanıklık ederim ki, Sen yaptıkları övülen buyruklarına itaat edilen ve emrinde özgür olansın.

Sonra ellerini kaldırsın ve üç kez tekbir getirsin (Allah’u Ebha’yı üç kez tekrarlasın). Sonra kutlu ve yüce allah’ın önünde rüku için eğilsin (belini öne doğru bükerek ellerini dizlerine koysun) ve desin:

Ey İlahım! Ruhumun, Sana tapmak özlemiyle ve Seni anıp, ululamak iştiyakıyla uzuvlarımda ve organlarımda nasıl titrediğini; Emir Dilinin, Senin beyan melekutunda ve ilim ceberutunda tanıklık ettiğine, onun da tanıklık ettiğini görüyorsun. Ey Rabbım! Kendi fakirliğimi ispat edip, Senin bağışını ve zenginliğini yüceltmek, kendi güçsüzlüğümü gösterip Senin güç ve kudretini ortaya çıkarabilmek için, Sende olanın hepsini bu halde Senden dilemek istiyorum.

Sonra doğrulup yalvarı için ellerini iki kez kaldırsın ve desin:

Senden başka Aziz ve Kerim İlah yoktur. Başlangıçta ve sonda Senden başka Emredici İlah yoktur. İlahi, İlahi! Affın beni cesaretlendirdi, Rahmetin beni güçlendirdi, Çağrın beni uyandırdı ve Fazlın beni kaldırıp Sana kılavuzladı. Yoksa ben kim oluyorum ki, Senin yakınlık şehrinin kapısı önünde durayım veya yüzümü Senin irade göğünün ufkundan parlayan ışıklara çevirmeye cesaret edebileyim?Ey Rabbım! Bu miskin yaratığın fazıl kapını çaldığını ve bu faninin Senin bağış ellerinden ebedi yaşam kevserini aradığını görüyorsun. Emir her zaman Sendedir, Ey isimlerin Mevlası; Her bir halde teslim olmak ve rıza göstermek ise benden, Ey göklerin Yaradanı!

Sonra ellerini üç kez kaldırsın ve desin:

Allah her azametliden daha azametlidir!

Sonra secde etsin (diz çöksün ve alnı yere değinceye kadar eğilsin) ve desin:

Sana yakın olanların zikrinin, Senin yakınlık göğüne çıkamayacağı veya Sana içtenlikle bağlı olanların gönül kuşlarının, Senin kapının avlusuna ulaşamayacağı kadar yücesin. Senin tüm isimlerden münezzeh olduğuna tanıklık ederim. Yüceler Yücesi ve Nurlular Nurlusu İlah ancak Sensin.

Sonra otursun ve desin:

Yaratılmış her şeyin, Mele-i Ala’nın, en yüce Cennet’in ve onun da ötesinde en nurlu Ufuk’tan Azamet Dili’nin tanıklık ettiğine ben de tanıklık ederim ki, Sen Allah’sın, Senden başka İlah yoktur ve zahir olunan Kimse Gizli Sır’dır, Hazine’nin Remzi’dir ve O’nun vasıtasıyla O ve L harfleri birleşmiş ve kaynaşmıştır. Adı, Kalem-i Ala tarafından yazılan ve arşın ve yerin Rabbı olan Allah’ın Kitaplarında sözü edilen Kimse’nin O olduğuna tanıklık ederim.

Sonra ayakta dik dursun ve şöyle desin:

Ey varlığın İlahı ve görünen ve görünmeyen Her Şeyin Sahibi! Gözyaşlarımı ve ah çekişimi görüyorsun, sızlanışımı, feryadımı ve kalbimin iniltisini işitiyorsun. İzzetine yemin olsun! Suçlarım Sana yakın gelmekten beni alıkoydu; günahlarım Senin kutsiyet alanına girmeme engel oldu. Ey Rabbım! Sevgin beni perişan etti, Senden ayrı olmak beni bitirdi ve Senden uzak olmak beni yaktı. Senin bu çöldeki ayak izlerinin ve seçkinlerinin bu uçsuz bucaksız yerde söyledikleri "Lebbeyk. Lebbeyk" sözlerinin, Vahyinin esintilerinin ve Zuhur Fecri’nin tatlı rüzgarlarının hatırına Sana yalvarıyorum ki, Cemalini ziyaret etmemi ve Kitap’ında olan her şeye uymamı takdir eyle.

Sonra üç kere tekbir getirsin (Allah’u Ebha’yı üç kez tekrarlasın) ve rüku ederek (belini öne doğru bükerek ellerini dizlerine koysun) ve desin:

Ey İlahım! Sana hamdolsun ki, Seni hatırlamama ve Seni övmeme yardım ettin, ayetlerinin Doğuş Yeri olan Kimse’yi bana tanıttın, Rablığının önünde eğilmemi, Uluhiyetin önünde alçak gönüllü olamamı ve Azamet Dili’nden çıkanları itiraf etmemi sağladın.

Sonra doğrulsun ve desin:

İlahi, İlahi! İtaatsizliğim belimi büktü ve gafletim bei mahvetti. Ne zaman kötü amelimi ve Senin iyiliğini düşünsem, ciğerim erir ve kanım damarlarımda kaynar. Ey alemin Maksudu! Cemaline yemin olsun ki, yüzüm Sana yönelmeye utanıyor ve ümit ellerim Senin kerem göğüne kalkmaya sıkılıyor. Ey İlahım! Gözyaşlarımın seni hatırlamaktan ve Seni övmekten beni nasıl alıkoyduğunu görüyorsun, Ey arşın ve yerin Rabbı! Melekutunun ayetlerive ceberutunun sıları hatırına Sana yalvarıyorum ki, dostlarına Senin keremine yaraşır ve inayetine yakışır biçimde davran, Ey varlığın Maliki ve görünen ve görünmeyenin Sultanı!

Sonra üç kere tekbir getirsin (Allah’u Ebha’yı üç kez tekrarlasın) ve secde ederek (alnını yere değdirerek diz çöksün) ve desin:

Ey İlahımız! Bizi Sana yaklaştıracak şeyi bize gönderdiğin ve Kitaplarında ve Sahifelerinde indirdiğin bütün iyi şeyleri bize verdiğin için Sana hamdolsun. Ey Rabbım! Bizi kuşku ve şüphelerin askerlerinden korumanı Senden diliyoruz. Sen, gerçekten de, Kudretli ve Her Şeyi Bilen’sin.

Sonra başını kaldırsın, otursun ve desin:

Ey İlahım! Seçkinlerinin tanıklık ettiğine ben de tanıklık eder, en yüce cennet sakinlerinin ve azametli Arşını tavaf edenlerin itiraf ettiğini ben de itiraf ederim. Mülk ve melekut Senindir, ey alemlerin İlahı!

Ey Tanrım! Beni Kendi lika’ şehrinin kapısından kovma. Beni kendi inâyetinin yaratıklar arasındaki görünüşlerinden mahrum buyurma.Bunu Senden, ulu ayetin ve insanlar arasında fazlının görünüşü namına dilerim. Bunu Senden, insanlardan hiçbir zaman esirgemediğin fazlına güvenerek dilerim.

İlâhi! En mukaddes, nurlu, ulu, büyük, yüce, haşmetli Adına yapıştığımı ve her iki dünyadakilerin sarıldığı eteğe benim de sarıldığımı görüyorsun.

Ey Tanrım! Beni her bir halde, kapının önüne yaklaştırmanı, rahmet gölgenden ve kerem kubbenden uzaklaştırmamanı, tatlı sesin ve yüce sözün hürmetine dilerim.

İlâhi! En mukaddes, nurlu, ulu, büyük, yüce, haşmetli Adına yapıştığımı ve her iki dünyadakilerin sarıldığı eteğe benim de sarıldığımı görüyorsun.

Ey Tanrım! Beni Kendi gömleğinin güzel kokularıyla Kendine çek ve bana Kendi beyan şarabından içir. Bunu Senden, parıldayan alnının parıltısı ve Yüce Ufuktan doğan Yüzünün nurları hürmetine dilerim.

İlâhi! En mukaddes, nurlu, ulu, büyük, yüce, haşmetli Adına yapıştığımı ve her iki dünyadakilerin sarıldığı eteğe benim de sarıldığımı görüyorsun.

Beni bir daha oturmamak ve ayetlerinle mücadele edip Sana arka çevirenlerin itirazlarından yılmamak üzere, Emrinin hizmetinde ayaklandır.Bunu Senden yanaklarında, elvah üzerinde Kalem-i Alâ’nın hareketi gibi dalgalanıp, bütün yaratık dünyasını manevi misk kokularıyla muattar eyleyen saçların hatırı için dilerim.

İlâhi! En mukaddes, nurlu, ulu, büyük, yüce, haşmetli Adına yapıştığımı ve her iki dünyadakilerin sarıldığı eteğe benim de sarıldığımı görüyorsun.

Ey Tanrım! Bana, Kendi Cemâlinin güneşini göster ve beyanının şarabından içir. Bunu Senden, bütün isimlere sultan yapıp yerde ve gökte bulunanları kendine çekmekte kullandığın İsmin yüzü hürmetine dilerim.

İlâhi! En mukaddes, nurlu, ulu, büyük, yüce, haşmetli Adına yapıştığımı ve her iki dünyadakilerin sarıldığı eteğe benim de sarıldığımı görüyorsun.

Ey Tanrım!Knedi iradenle irade ettiğine ve Kendi isteğinle istediğine beni müeyyed buyur. Bunu Senden, dağ şâhikalarındaki nûr otağının ve en yüksek tepelerdeki Emir Çadırının hürmetine dilerim.

İlâhi! En mukaddes, nurlu, ulu, büyük, yüce, haşmetli Adına yapıştığımı ve her iki dünyadakilerin sarıldığı eteğe benim de sarıldığımı görüyorsun.

Ey Tanrım! Beni, bende olandan fâni ve Sende olandan Bâki kıl. Bunu, Bahâ ufkundan doğan ve doğmasıyla beraber, bütün güzellik dünyasına, önünde secde ettirip ardınca yüksek sesle tekbîr getirten güzelliğinin güzel hatırı için Senden dilerim.

İlâhi! En mukaddes, nurlu, ulu, büyük, yüce, haşmetli Adına yapıştığımı ve her iki dünyadakilerin sarıldığı eteğe benim de sarıldığımı görüyorsun.

Ey Tanrım! Beni, kendi yaratıkların arasında, Seni anmaya ve insanlar arasında Seni övmeye muvaffak buyur. Bunu Senden, aşıkların yüreklerini yakan ve gönülleri bu ufuklardan göçüren Mahbûb İsminin Mazharı yüzü hürmetine dilerim.

İlâhi! En mukaddes, nurlu, ulu, büyük, yüce, haşmetli Adına yapıştığımı ve her iki dünyadakilerin sarıldığı eteğe benim de sarıldığımı görüyorsun.

Ey Tanrım!Beni, her hoşlanmadığın şeyden uzaklaştırıp, ayetlerinin matlâının tecelli ettiği yere yaklaştır. Bunu Senden, Sidret’ül-Münteha’nın hışıtısı ve İsimler Ceberûtu’ndan esen ayet yellerinin iniltisi hatırı için dilerim.

İlâhi! En mukaddes, nurlu, ulu, büyük, yüce, haşmetli Adına yapıştığımı ve her iki dünyadakilerin sarıldığı eteğe benim de sarıldığımı görüyorsun.

Ey Tanrım! Bana Kendi irfân definelerinde gizli ve bilgi hazinelerinde saklı şeyleri bildir.Bunu, Kendi meşiyyet ağzından çıkınca denizleri coşturan, rüzgârları estiren, meyveleri göründüren, ağaçları boylandıran, izleri silen, örtüleri yırtan ve temiz yüreklileri muhtâr olan Rablarına doğru koşturan Harf yüzü hürmetine Senden dilerim.

İlâhi! En mukaddes, nurlu, ulu, büyük, yüce, haşmetli Adına yapıştığımı ve her iki dünyadakilerin sarıldığı eteğe benim de sarıldığımı görüyorsun.

Ey Tanrım!Kendi Eminlerin ve Seçkinlerin için Yüce Kaleminle yazdığını benim için de yaz. Bunu Senden, uğrunda mukarrebleri kaza oklarına ve muhlisleri düşman kılıçlarına sevkeden Yüzünün nuru hatırı için dilerim.

İlâhi! En mukaddes, nurlu, ulu, büyük, yüce, haşmetli Adına yapıştığımı ve her iki dünyadakilerin sarıldığı eteğe benim de sarıldığımı görüyorsun.

Ey Tanrım! Senin iznin olmadıkça ağız açmayan, Senin uğrunda ve sevginde herşeylerini feda eyleyen kimselere ne mükâfat yazdınsa, Sana dönüp buyruğunla oruç tutanlara da o mükâfatı yaz. Bunu, aşık nidasını, müştâk sızlanışını, mukarreblerin haykırışını ve muhlislerin iniltisini Sana işittirip emel besleyenlerin emellerini yerine getirten ve istediklerini lûtuf ve inâyetinle verdirten İsmin yüzü hürmetine; gûfran denizini Kendi önünde dalgalandıran ve Kendi kalelerinin üzerine kerem yağmurları yağdırtan İsmin yüzü hürmetine Senden dilerim.

Rabbım! Senin hükümlerine yapışıp, Kitabında emrolundukları şeyle amel eyliyenlerin suçlarını ört. Bunu Senden, Kendi Nefsin, ayetlerin, beyyinelerin, Kendi Cemâl Güneşinin parıltısı ve Agsân’ın namına dilerim.

İlâhi! En mukaddes, nurlu, ulu, büyük, yüce, haşmetli Adına yapıştığımı ve her iki dünyadakilerin sarıldığı eteğe benim de sarıldığımı görüyorsun.

Senin en yüce Nefsinden görünen övgü ve Senin ebha Cemalinden doğan baha Senin üzerine olsun, ey Azamet’in Mazharı, Beka’nın Sultanı ve yerde gökte bulunanların Padişahı! Şehadet ederim ki Allah’ın saltanat ve iktidarı, haşmet ve azameti Seninle göründü. Kıdem Güneşleri değişmez hükmünün semasında Seninle parladı ve Görünmeyen’in Cemali yaratılış ufkundan Seninle yükseldi. Yine şehadet ederim ki Senin Kaleminin tek bir hareketiyle “Ol” hükmü göründü; Allah’ın gizli sırrı belirdi; yaratılmış her şey var edildi ve Zuhurlar gönderildi. Yine şehadet ederim ki Tapılan’ın güzelliği Senin güzelliğin ile göründü ve Arzulanan’ın yüzü Senin yüzünle parladı. Katından inen bir tek kelime ile varlıklar ikiye ayrılarak, içten olanlar en yüksek zirveye çıktı ve müşrikler en dipsiz uçurumlara düştü. Ve yine şehadet ederim ki Seni tanıyan Allah’ı tanımış oldu, Senin huzuruna eren Allah’ın huzuruna ermiş oldu. O halde, ne mutlu Sana ve ayetlerine inanıp saltanatına boyun eğene, Senin likanla müşerref olup Senin hoşnutluğuna erene ve Senin çevrende dönüp Senin arşının önüne gelene. Vay Sana zulmedene, Seni inkâr edene, ayetlerine küfredene, saltanatına karşı gelene, Sana isyan edene, yüzüne karşı kibirlenene, kanıtlarınla mücadele eyleyene, hükümet ve iktidarından kaçarak emir parmakların ile mukaddes Levihlerine müşrik diye yazılmış olan kimselere katılana! Öyleyse ey İlahım ve Sevgilim! Kendi rahmet ve inayetinin sağından bana lütuflarının kutlu kokularını gönder ki, beni benden ve dünyadan alıp Senin yakınlık ve huzurunun civarına götürsün. Sen dilediğini yapmaya muktedirsin ve Sen gerçekten de her şeyi kuşatmış olansın. Allah’ın senası ve zikri, Allah’ın bahası ve nuru Senin üzerine olsun, ey Allah’ın Cemali! Şehadet ederim ki yaratılışın gözü Sana benzer bir mazlum görmemiştir. Günlerini belalar okyanusu içinde geçirdin. Kâh zincirler ve boyun laleleri, kâh düşman kılıçları altında idin. Bütün bunlarla beraber, Bilici ve Hikmetli’nin katından Sana emrolunanı insanlara emrettin. Ruhum cefalarına feda, nefsim belalarına kurban. Seninle yaratıkların arasına gerilen perdeleri kaldırmasını ve bu ve öbür dünyanın iyi şeylerinden bana nasip etmesini, Senin yüzün hürmetine ve yüzleri Yüzünün nurlarıyla aydınlanıp emrolundukları şeye Senin sevgin uğrunda uymuş olanların yüzü hürmetine Allah’tan dilerim. Sen gerçekten de güçlüsün, yücesin, ulusun, affedicisin, merhametlisin. Ey İlahım Allah! İlahi Sidre’yi ve yapraklarını, büyük ve küçük dallarını, gövde ve budaklarını Senin en güzel isimlerinin ve en yüce sıfatlarının devamı müddetince mübarek kıl. Onları zorbaların şerrinden ve zalimlerin askerlerinden Sen koru. Sen gerçekten iktidar ve kudret sahibisin. Ey İlahım Allah! Sana eren erkek ve kadın kullarını mübarek kıl. Sen büyük fazıl sahibi olan kerimsin. Senden başka affedici ve cömert ilah yoktur.

Namaz kılmak isteyen kimse ellerini yıkasın ve yıkarken şöyle desin:

İlahi! Elimi öyle kuvvetlendir ki, Kitabını bütün dünyanın ordularının onu durduramayacağı bir istikametle tutabilsin. Onu kendinin olamyan şeylere tasarruftan koru. Sen, gerçekten de. Aziz ve Güçlüsün.

Ve yüzünü yıkarken desin:

Ey Rabbım, yüzümü Sana çevirdim! Onü Senin Yüzünün nurlarıyla nurlandır. Onu Senden başkasına yünelmekten koru.

Sonra ayakta durarak Kıble’ye (Tapınma Noktası, yani Behci, Akka) dönsün ve desin:

Allah Kendisinden başka İlah bulunmadığına tanıklık etti. Emir ve varlık alemleri O’nundur. O, gerçekten de, Zuhur’un Doğuş Teri olanı, Tur’da konuşanı izhar etti. O’nun zuhuruyladır ki, Yüce Ufuk parladı ve Sidret-ül Münteha dile geldi ve "Mülk ve melekutun Maliki işte geldi. Yer ve gök, izzet ve ululuk tüm insanların Mevlası ve arşın ve yerin Sahibi olan Allah’ındır!" nidasını gökte ve yerde yükseltti.

Sonra rüku etsin (belini öne doğru bükerek ellerini dizlerine koysun) ve desin:

Benim anmamdan ve başkasının anmasından, benim nitelendirmemden ve göklerde ve yerlerde olan herkesin nitelendirmesinden münezzehsin!

Sonra avuçları yüzüne dönük bir biçimde elleri açık olarak ayakta dursun ve desin:

Ey İlahım! Yalvaran parmaklarla rahmet ve inayet eteklerine yapışanı hayal kırıklığına uğratma, Ey rahmet edenlerin En Rahmetli’si!

Sonra otursun ve desin:

Senin birliğine ve tekliğine, Senin Allah olduğuna ve Senden başka İlah bulunmadığına tanıklık ederim. Sen, gerçekten de, Emrini gösterdin, Ahdini yerine getirdin ve inayet kapını göklerde ve yerlerde oturan herkese açtın. Salat, selam, tekbir ve baha, dünya işlerinin Sana yönelmekten alıkoymadığı ve kendilerinde olan her şeyi Sende olanı elde etmek umuduyla feda eden dostlarına olsun. Sen, gerçekten de, Affedici’sin, Kerim’sin.

(Bir kimse uzun ayetin yerine:"Tehlikeden Koruyan ve Kendi Kendine Var Olan İlah, Kendisinden başka Allah bulunmadığına şahadet etti" demek isterse yeterlidir. Aynı şekilde, oturuyorken: "Senin birliğine ve tekliğine, Senin Allah olduğuna ve Senden başka bir İlah bulunmadığına tanıklık ederim" demek isterse yeterlidir.)

Ya İlâhi! Nevruz’u sevginle oruç tutup hoşlanmadığın şeylerden uzak duranlara bir bayram kıldığın için Sana hamdolsun. Ey Rabbım! Sen, onları Senin sevginin ateşiyle ve orucunun hararetiyle Emrinde alevlendir. Seni anmak ve Seni övmekle meşgul et. Ey Rabbım! Onları oruç süsü ile süslediğin gibi kendi fâzıl ve inâyetinle kabul süsüyle de süsle. Çünkü; ameller, Senin kabulüne muallâk ve Senin Emrine men’ûttur. Oruç tutmamış bir kimseyi, oruç tuttu sayarsan; o kimse, Emrin libâsını tozlandırmış ve bu cennet ırmağının tatlı suyundan uzak kalmış olur.

"İşinde övülmüş Sensin" bayrağı Seninle dikildi ve "Emrine boyun eğilen Sensin" sancakları Seninle yükseldi. İlâhi! Bu makamı, kullarına tanıt; tanıt ki; her şeyin şerefi Senin Emir ve Sözünle, her işin fazileti, Senin isim ve iradenle olduğunu bilsinler. Tanıt ki; amel dizgininin Senin Emir ve kabul avucunda olduğunu görsünler. Bunu, böyle bilsin ve görsünler de, bu günlerde hiç bir şey onları Senin Cemâlinden uzak tutmasın. Bu günler, Mesih’in: "Padişahlık Senindir, Ey Rûhun Mucidi" dediği günlerdir. Bu günler, Tanrı Habîbinin: "Hamdolsun Sana Ey Sevgilim ki; Cemâlini açıkladın, seçkinlerinin, Ulu Adının zuhur ettiği yere gelmelerini takdir buyurdun. Senin Ulu Adın kendini gösterince -Senden başkasını bırakıp Zatının Matlaına ve Sıfatının Mazharına yönelenler müstesna- bütün ümmetler ıstırap ve şaşkınlıkla haykırdı ve inledi" diye seslendiği günlerdir.

Ey Rabbım! Senin, hoşnutluğunu kazanmak ümidiyle yanı başında oruç tutan Dal’ın ve Senin diğer çevreni dönenler, işte bu gün oruçlarına son verdiler. Ona, onlara ve bu günlerde hep Sana gelenlere kitabında takdir buyurduğun bütün iyilikleri, Sen nasip eyle. Dünya ve Ahirette haklarında hayırlı olacak şeylerle, Sen onları rızıklandır.

Sen bilicisin, Sen hikmetlisin.

Süphansın Sen ey İlâhım Allah! Senin kapına sığınan ve Senin nefsine mazhar olan ilticâ eyleyen ve Senin Zatına tevekkül eden bu cariyeni koru. Bunu, Senin Cemâlini Senin Emrin Tahtına oturmaya vasıta ittihazbuyurduğun, her şeyin değişmesine, her şeyin bir araya toplanmasına, her şeyin, her şeyden sorulmasına, her şeyin mücâzât veya mükâfat görmesine, her şeyin korunmasına ve her şeyin rızklanmasına vasıta kıldığın İsmin yüzü hürmetine Senden dilerim.

İlâhi! İşte Senin şifa ağacının gölgesine sığınan bir marîz; işte Senin koruma şehrine kaçan bir âlîl; işte semâvî şifa suyundan içmek isteyen bir sakîm; işte suları ağrı dindirici pınarına koşan bir mustarib ve işte gufrânına sarılan bir günahkâr.

İmdi, ey İlâhım! Ey Sevgilim! İnâyetinle onun ateşini düşürüp şifa ver; ona rahmet ve lûtuf kâsenden içir; onu, bütün hastalıklardan, rahatsızlıklardan, ağrılardan, acılardan ve Senin hoşlanmadığın her bir şeyden koru.

Sen özgenden münezzeh ve mukaddessin. Sen şifa vericisin, kifâyet edicisin, koruyucusun, yarlıgayıcısın, acıyıcısın.

O şifa vericidir, yeterlidir, yardım eyleyicidir. Sübhansın Sen, ey İlahım Allah! Sana başvuranı, Sana döneni, rahmetine yapışanı, şefkat eteğine sarılanı koru. Ona Kendi katından şifa, tarafından esenlik, yanından sabır ve huzurundan dinginlik indir. Bunu Senden, o İsminin yüzü hürmetine dilerim ki, o İsim vasıtasıyla yol gösterici sancaklarını kaldırdın; inayet ışıklarını serptin; Rablik saltanatını gösterdin; İsimlerinin lambası Sıfatlarının kandilinde onunla göründü; teklik Abidesi ve arınmışlık Mazharı onunla doğdu; hidayet caddeleri onunla açıldı; irade yolları onunla döşendi; sapkınlığın temelleri onunla sarsıldı; kötülüğün eserleri onunla devrildi; hikmet pınarları onunla fışkırdı; gök sofrası onunla indi; kullarını onunla korudun; şifanı onunla indirdin; kullarına merhametini onunla gösterdin ve yaratıklarına affediciliğini onunla bağışladın. Sen gerçekten de şifa vericisin, koruyucusun, yardımcısın, güçlüsün, kuvvetlisin, ulusun, her şeyi bilensin.
Yücesin ve övülmüşsün Sen, ey Tanrım! Âşıklarının inleyişleri ve Seni özleyenlerin döktükleri gözyaşları yüzü hürmetine Senden dilerim ki, Günlerinde beni rahmetinden alıkoyma, Yüzünden parlayan ışığın önünde Senin tekliğini yücelten kumrunun ezgilerinden beni yoksun bırakma. Ey İlahım, acınası haldeyim! Görüyorsun ki her şeye sahip Adının eteğine yapışmışım. Mahvolacak olan benim; görüyorsun ki mahvolmaz İsminin ipine sarılmışım. Yüce ve ulu Nefsinin yüzü hürmetine Sana yalvarırım ki, beni kendi halime terk etme, bozuk heveslere teslim etme. Kuvvet elinle elimden tut, beni sanı ve kuruntu kuyularından kurtar ve hoşlanmadığın her şeyden arındır. Bütünüyle Sana yöneleyim, tamamen Sana güveneyim, Sana sığınayım, huzuruna kaçayım. Sen gerçekten de kudretiyle dilediğini yapansın, iradesinin gücüyle istediğini buyuransın. Buyruğuna hiç kimse direnemez; takdirinin yönünü kimse değiştiremez. Sen gerçekten de azizsin, yücesin, cömertsin.
Arınmışsın Sen, ey İlahım Allah! Şükürler olsun Sana, beni Senin günlerinde yarattığın, sevginle ve ilminle doldurduğun için. Sana yakın kullarının yüreklerindeki hazinelerden Senin hikmet ve beyanının incilerini ortaya çıkaran ve Senin Rahman adının Güneşinin nurunu yerde, gökte olan herkesin üzerine yansıtan İsminin yüzü hürmetine Sana yalvarırım ki, cömertliğin ve ihsanınla bana harikulade ve gizli inayetlerini bahşedesin. İlahi! Bu günler, hayatımın Kendi günlerinle birleştirdiğin ilk zamanları. Bana böylesine büyük bir onur bahşettiğine göre, seçilmiş kulların için takdir ettiğin şeyleri de benden esirgeme. Ey Tanrım! Ben Senin sevgi toprağına ektiğin ve bağış elinle yeşerttiğin küçük bir tohumum. İşte bu yüzden bu tohum, tüm varlığıyla, Senin rahmet sularını ve lütuf kevserini arzuluyor. Sevgi dolu şefkat göğünden ona Senin gölgende ve Senin katında büyüyüp yetişmesini sağlayacak şeyleri gönder. Sen, Seni tanıyan herkesin kalbini Kendi bereketli ırmağının ve durmaksızın akan çeşmesinin sularıyla sulayan Kimsesin. Şükürler olsun Sana, ey âlemlerin Rabbi.
Yücesin Sen, ey İlahım Allah! Ne zaman anmaya kalksam Seni, Sana karşı işlediğim büyük günahlar ve vahim hatalar ayağıma dolanır; Senden yoksun ve Seni anmaktan aciz bulurum kendimi. Yine de keremine olan ikanım umudumu diriltir, cömertliğine olan inancım Seni yüceltmek ve sahip olduklarını istemek için beni yüreklendirir. Ey Tanrım! Tüm varlıkları kaplayan ve İsimlerinin denizine dalmışların tanıklık ettiği merhametinin hatırına Senden dilerim ki beni kendi halime bırakma, çünkü benliğim yatkındır kötü olana. Beni koruyuculuk kalende ve esirgeyicilik sığınağında kolla. Tanrım! Ben, sadece iktidar gücünle mukadder kıldığını dileyenim. Kendim için tek dileğim, Senin cömert takdirlerinden ve iradenin işleyişinden yardım, buyruk ve hükmünün belirtilerinden destek almaktır. Ey özleminle dolu olan gönüllerin Sevgilisi! Emir Mazharlarının ve ilham Güneşlerinin, saltanat Simgelerinin ve bilgi Hazinelerinin yüzü hürmetine Senden dilerim ki, kutlu yurdundan, mabedinden ve otağından beni yoksun bırakma. Ey Rabbim! O’nun kutsal avlusuna girmeme, Şahsını tavaf etmeme ve kapısında alçakgönüllülükle beklememe yardım et. Sen gücü ezelden ebede dek sürensin. Hiçbir şey Senin bilginden saklı kalmaz. Sen gerçekten de güçlü, nurlu ve hikmetli Tanrısın.
Ey Allahım! Ey Ateşim! Ey Işığım! Ey İsimlerin Maliki! Kitabında “Ha Günleri” dediğin günler işte geldi. Yaratık dünyasında bulunanlara en yüce Kaleminle ödev kıldığın oruç günleri yaklaştı. Herkese civarında bir yurt ve Yüzünün nurunun parıltılarının belirdiği yerde bir barınak ver. Bunu Senden, bu günlerin ve bu günlerde Senin buyruk ipine ve hüküm kulpuna yapışanların yüzü hürmetine dilerim. Rabbim! Bunlar, hiçbir nefsanî arzunun Kitabında indirdiğin şeyden kendilerini alıkoymadığı kullarındır. Onlar, Senin Emrine boyun eğmişler; Senden aldıkları kuvvetle Kitabını tutmuşlar; Senin katından emrolunanı yapmışlar; kendileri için indirilene uymayı seçmişlerdir. Rabbim! Senin levihlerinde indirdiğin her şeyi kabul ve itiraf ettiklerini görüyorsun. Rabbim! İhsan elinle onlara ebediyet kevserinden içir. Onlara huzurunun denizine dalıp, vuslat şarabına erenlerin mükâfatını yaz. Ey Padişahlar Padişahı ve ey mazlumlara acıyan! Sana yalvarırım ki, onlara bu ve öbür dünyanın iyi şeylerini takdir et. Yaratıklarından hiçbirinin bilmediği şeyi onlar için yaz. Onları Senin çevrende dönenlerden ve bütün âlemlerinde Senin tahtının etrafında dönecek olanlardan eyle. Sen gerçekten de güçlüsün, bilicisin, her şeyden haberdarsın.
Ey Tanrım! Bilmem ki ülkende nasıl bir ateş yaktın. Ne toprak örtebilir onun parlaklığını; ne de su söndürebilir alevini. Onun gücü karşısında yeryüzünün tüm halkları acizdir. Ne mutlu o kimseye ki yanına yaklaşıp onun kükreyişini işitir. Tanrım! Güç veren kereminle kimilerinin ona yaklaşmasını sağladın; Senin günlerinde işlediklerinden dolayı kimilerini de yoksun bıraktın. Ona koşarak yanına erişenler, Senin güzelliğine bakmak heyecanıyla yolunda canlarını feda ettiler ve başka her şeyden tümüyle kesilerek Sana yükseldiler. Ey Efendim! Varlık âleminde tutuşup gürül gürül yanan bu ateşin hatırına Senden dilerim ki, azamet tahtının huzuruna çıkmaktan ve kapına varmaktan beni alıkoyan perdeleri yak. Ey Efendim! Kitabında indirdiğin tüm iyilikleri bana nasip et ve merhamet çadırından beni uzak tutma. Sen istediğini yapmaya gücü yetensin. Sen gerçekten de güçlüsün, cömertsin.
Sonsuzluğunun tatlı ırmaklarından içir bana, ey İlahım! Varlık ağacının meyvelerinden tattır bana, ey Ümidim! Sevginin berrak pınarlarından içir bana, ey Baham! Sonsuz lütfunun gölgesinde barındır beni, ey Işığım! Huzurunda, Sana yakınlık çayırlarında dolaştır beni, ey Sevgilim! Merhamet tahtının sağında oturt beni, ey Arzum! Hoş kokan mutluluk meltemlerinden estir üstüme, ey Amacım! Özünün cennetindeki yüceliklere kabul et beni, ey Taptığım! Birlik kumrunun nağmelerini dinlet bana, ey Gözleri Kamaştıran! Kudretinin ve kuvvetinin ruhu ile canlandır beni, ey rızkımı Veren! Sevginin ruhunda sabit kıl beni, ey Yardımcım! Rızan yolunda sürçmesin ayaklarım, ey Yaratıcım! Sonsuzluk bahçende, güzelliğinin önünde, sonsuza dek yaşat beni, ey bana merhamet Gösteren! İzzet kürsüne çıkar beni, ey Sahibim! İnayet semana yükselt beni, ey Dirilticim! Kılavuzluk Güneşine yönelt beni, ey Cezbedenim! Görünmez ruhunun tecellilerinin huzuruna çağır beni, ey Kaynağım ve En Yüce Dileğim! İzhar edeceğin cemalinin güzel kokularının özüne yönlendir beni, ey İlahım! Sen dilediğini yapmaya gücü yetensin. Sen gerçekten de yüceler yücesisin, nurlular nurlususun, ulular ulususun.
Övgüler olsun Sana, ey İlahım Allah! Kullarını harekete geçirip şehirlerini inşa ettiğin İsm-i Âzam’ının, en güzel adlarının ve en yüce sıfatlarının hatırına Sana yalvarıyorum ki, kullarına Senin çeşit çeşit bağışlarının yönüne dönmeleri ve yüzlerini Senin hikmet Çadırına çevirmeleri için yardım et. Ruhlara her taraftan saldıran, gökte ve yerde oturanlara Sultan kıldığın koruyucu Adının gölgesindeki Cennete bakmaktan onları alıkoyan hastalıkları iyi et. Sen istediğini yapmaya gücü yetensin. Bütün isimler sultanlığı Senin elindedir. Senden başka güçlü ve hikmetli bir ilah yoktur. Ey Efendim! Ben fakirim, Senin zenginlik eteğine yapışmışım. Çok hastayım, şifa ipine sarılmışım. Etrafımı saran hastalıklardan beni koru. Rahmet ve ihsan denizinde beni yıka. Bağışlayıcılığın ve lütuflarınla sağlık giysisini giydir bana. Sonra gözlerimi Sana odakla ve kurtar beni bağlanmaktan bir başkasına. Senin istediğini yapabilmem ve Senin dileğini yerine getirmem için Sen yardım et bana. Sen gerçekten de bu ve öbür dünyanın Rabbisin, affedicisin, merhametlisin.
Sübhansın Sen, ey İlahım Allah! Senin seçkinlerinin ve Emanetini taşıyanların hatırına, Nebilerinin ve Elçilerinin Mührü kıldığın Kimse’nin yüzü hürmetine Sana yalvarırım ki, zikrini dostum, sevgini amacım eyle; Yüzünü hedefim, İsmini kandilim eyle; dileğini arzum, rızanı hoşnutluğum eyle. Ey Mevlam! Ben günahkârım, Sen ise affedensin. Seni tanır tanımaz, şefkatinin yüce katına erişmek için koştum. Ey Rabbim! Hoşnutluğunun yollarında yürümekten ve Senin birlik okyanusunun kıyılarına ulaşmaktan beni alıkoyan günahlarımı bağışla. Ey Mevlam! Senden başka kimse yok ki yüzümü döndüğümde bana cömert davransın ve affına sığınınca şefkatini göstersin. Ne olur kovma beni inayet makamından; mahrum bırakma beni cömertlik ve ihsanının çağlayan pınarından. Ey Rabbim! Seni sevenlere takdir ettiğini bana da takdir et, seçkinlerine yazdığın yazgıyı bana da lütfet. Bakışlarım her zaman Senin merhametli bağış ufkuna sabitlenmiştir, gözlerim şefkatli lütuflarının yönüne çevrilmiştir. Bana uygun gördüğün gibi davran. Senden başka güçlü, aziz ve bütün insanların yardım dilediği bir ilah yoktur.
Sübhansın Sen ey İlahım Allah! Görüyorsun ve biliyorsun ki kullarını Senin bağışlarına yönelmekten başka bir şeye davet etmedim; onlara Senin akıl almaz hükmüne ve değişmez amacına göre indirilmiş sağlam Kitabında verdiğin emirlerden başka bir şey emretmedim. Ey Tanrım! Senin iznin olmadan tek bir söz söyleyemem, onayını almadan tek bir adım atamam. Ey İlahım! İradesinin gücüyle beni var eden, Emrini izhar etmem için beni fazlınla donatan Sensin. Bu yüzden başıma öyle belalar geldi ki, dilim Seni övmekten ve görkemini yüceltmekten alıkondu. Buyruğunla ve saltanatının gücüyle bana verdiklerin için tüm övgüler Sana olsun, ey İlahım. Beni ve sevenlerimi sevginde güçlendirmen ve Emrinde sağlam kılman için Sana yalvarırım. Kudretine yemin olsun ey Tanrım! Kulunun alçalması Senden perdelenmektir; büyüklüğü ise Seni bilmektir. İsminin gücüyle kuşanmışken hiçbir şey incitemez beni; yüreğimde Senin sevgin varken dünyanın belaları ürkütemez beni. Öyleyse, ey Efendim, bana ve sevdiklerime, bizi Senin gerçeğinden yüz çevirenlerin ve işaretlerine inanmayanların kötülüklerinden koruyacak olanı gönder. Sen gerçekten de azizsin, kerimsin.
Hamdolsun Sana, ey İlahım Allah! Sayesinde karanlığın aydınlığa çevrildiği, Ziyaretgâhın inşa edildiği, yazılı Levhin nazil ve açılıp serilmiş Tomarın ayan olduğu bu Zuhurun yüzü hürmetine Senden dilerim ki, bana ve yanımdakilere Senin yüceler yücesi izzet göklerine yükselmemizi sağlayacak ve şüphecileri Senin birlik çadırına girmekten alıkoyan şüphelerin lekesinden bizi arıtacak şeyi ihsan et. Ey Rabbim! Ben Senin sevgi ve şefkat ipine yapıştım, lütuf ve inayet eteğine sarıldım. Benim için ve sevdiklerim için bu ve öbür dünyadaki iyi şeyleri nasip et. Sonra onlara yaratıkların arasındaki en seçkinler için takdir buyurduğun saklı Hediyeyi bahşet. Ey Rabbim! Bu günler kullarına oruç tutmalarını emrettiğin günlerdir. Ne mutlu sadece Senin rızan için ve Senden başka her şeyden tamamen kesilerek oruç tutana. Ey Rabbim! Sana itaat edebilmemiz ve emirlerine uyabilmemiz için bana ve onlara yardım et. Sen gerçekten istediğini yapma gücüne sahipsin. Senden başka her şeyi bilen ve hikmetli ilah yoktur. Âlemlerin Rabbine hamdolsun.
Övgüler olsun Sana, ey İlahım Allah! Her ne zaman anacak olsam Seni, makamının yüceliği ve kudretinin azameti engeller beni. Çünkü saltanatın ve hükümdarlığın süresince övsem de Seni, görürüm övgülerimin yalnızca benim gibi yaratıklarının ve buyruğunun gücü ve iradenin kudretiyle yaratılanların seviyesinde kaldığını. Her ne zaman kalemim İsimlerinden birini yüceltecek olsa, duyarım sanki Senden uzaklığına ağlayışını ve Senin Özünden ayrılığı sebebiyle haykırışını. Tanıklık ederim Senden başka her şeyi Senin yarattığına ve Kendi avucunda tuttuğuna. Yaratıklarının bir işini veya övgüsünü kabul etmen bir delildir ancak lütfuna ve zengin bağışlarına; bir belirtidir yalnızca cömertliğine ve saltanatına. Rabbim, ışığı ateşten ve gerçeği inkârdan ayırdığın En Yüce İsminin hatırına Senden dilerim ki, bu ve gelecek dünyada iyi olan ne varsa bana ve yakınımdaki dostlarıma gönderesin. Ve sonra bize insanların gözlerinden saklı olan eşsiz armağanlarını ihsan edesin. Sen gerçekten de tüm varlık âleminin Yaratıcısısın. Senden başka kudretli, nurlular nurlusu ve yüceler yücesi ilah yoktur.
Sübhansın Sen, ey sonsuzluğun Sultanı, ulusların Yaratanı ve çürüyen her kemiği biçimlendiren! Tüm insanlığı Senin ihtişam ve izzet ufkuna çağırdığın ve kullarını lütuf ve ihsan kapısına yönlendirdiğin İsminin yüzü hürmetine Senden dilerim ki, beni Senden başka her şeyden kesilmiş, Sana yönelmiş, Senin takdirin olan talihsizlikler yüzünden bağışlarının yönüne dönmekten alıkonulmamış kullarından eyle. Ey Rabbim! Senin inayet kulpuna tutundum ve lütuf kaftanının eteğine yapıştım. Öyleyse, bana Senden başkasını unutturacak ve beni tüm insanlığın kıblesi olan Kimse’ye yönlendirecek olanı cömertlik bulutlarından üzerime indir. O Kimse’dir ki Senin Ahit ve Misakını bozan, Sana ve işaretlerine inanmayan fesat kaynakları O’nun karşısına dikildiler. Ey Rabbim! Günlerinde, gömleğinin hoş kokularını benden esirgeme ve Yüzünün nurunun parıltılarının şafağında esen Zuhur yelinden beni mahrum etme. Sen istediğini yapmaya gücü yetensin. Hiçbir şey Senin iradene karşı koyamaz veya kudretinle takdir buyurduğunu bozamaz. Senden başka kudretli ve hikmetli bir ilah yoktur.
Sübhansın Sen, ey her şeyi gören ve her şeyden gizli olan! Her ülkede Seni sevenlerin haykırışlarını ve her tarafta egemenliğini tanıyanların feryatlarını duyuyorsun. Zalimlere “Neden onlara zulmettiniz ve niçin onları Bağdat’ta ve başka diyarlarda esir tuttunuz? Hangi haksızlığı yaptılar? Kime ihanet ettiler? Kimin kanını döktüler ve kimin malını yağmaladılar?” diye sorulsa, verecek cevap bulamazlardı. Ey Tanrım! Biliyorsun ki onların tek suçu Seni sevmektir. Zalimler onları bu yüzden esir edip gurbete sürdüler. Ey Allahım! Kullarına onlar için iyi olanı indireceğini bilsem de, yine de her şeyi kapsayan İsmin hürmetine Sana yalvarıyorum ki, fazlının bir işareti ve kudretinin bir göstergesi olarak, onların yardımına koşacak ve düşmanlarından koruyacak kimseleri gönder. Sen istediğini yapmaya gücü yetensin. Sen gerçekten egemen, güçlüler güçlüsü, tehlikede yardım eden ve kendi kendine var olansın.
Yücedir Adın, ey İlahım Allah! Ben, Senin merhamet ipine yapışmış ve cömertlik eteğine tutunmuş olan kulunum. Görünen ve görünmeyen bütün varlıklara hükmeden ve tüm yaratık âleminin üzerine hayat üflenmesine vasıta olan İsminin yüzü hürmetine Senden dilerim ki, gökleri ve yeri çevreleyen gücünle beni kuvvetlendir ve bütün hastalıklardan ve sıkıntılardan koru. Senin bütün isimlerin Sahibi ve dilediğine hükmeden olduğuna tanıklık ederim. Senden başka kudretli, her şeyi bilen ve hikmetli ilah yoktur. Ey Rabbim! Benim için bütün âlemlerinde yararı olacak şeyleri takdir et. Sonra bana, kınayıcının kınamasının, imansızın yaygarasının ve Sana arka çevirenlerin inkârının Sana yönelmekten alıkoyamadığı seçilmiş kulların için yazdığın şeyleri bahşet. Sen gerçekten de saltanatının gücüyle tehlikede yardım edensin. Kudretli ve güçlü Tanrı ancak Sensin.
İsimlere koruyucu olanın Adıyla. İlahi! İlahi! Senin şifa denizin, fazıl güneşinin parıltıları, kullarını Kendine bağladığın İsmin, en yüce kelimenin nüfuzu, yüce kaleminin iktidarı ve yerde gökte bulunanlardan önce gelen rahmetin yüzü hürmetine Senden dilerim ki, beni bağış suyu ile bütün belalardan, hastalıklardan, zayıflık ve acizlikten arıtasın. Rabbim! İşte cömertlik kapında duran bir dileyici, işte kerem ipine yapışan bir umucu.Senin fazıl denizinden ve inayet güneşinden dilediğini ona ver. Sen istediğini yapabilensin. Affedici ve kerim İlah ancak Sensin.
Övgüler olsun Sana, ey İlahım Allah! Ebedi saltanatının gücüyle yücelttiğin kimseyi alçaltma. Senin sonsuzluk çadırına girmesine izin verdiğin kimseyi Kendinden uzaklaştırma. Rabbi olduğun ve koruduğun kimseyi terk mi edeceksin, ey Allahım? Sana sığınmış olan kimseyi geri mi çevireceksin, ey Arzum? Ruhunu yücelttiğin kimseyi alçaltabilir misin? Ya da Seni hatırlamasını sağladığın kimseyi Sen kendin unutabilir misin? Yücesin, çok yücesin! Sen ezelden beri tüm varlığın sultanısın ve ona can verensin; sonsuza kadar da bütün yaratıkların Rabbi ve emredicisi olarak kalacaksın. Övgüler olsun Sana, ey Allahım! Sen kullarını bağışlamayı bırakırsan, onlara kim merhamet eder? Sen sevdiklerinin imdadına yetişmezsen, onlara kim yardım eder? Yücesin, çok yücesin! Sen gerçekten tapılansın ve biz Sana taparız. Senin adaletin apaçıktır ve biz gerçekten Sana tanıklık ederiz. Sen gerçekten de fazlında sevilensin. Senden başka tehlikeden koruyan ve kendi kendine var olan ilah yoktur.
Ey tüm Mazharları Yaratan, tüm Kaynakların Kaynağı, tüm Vahiylerin Kökeni ve tüm Işıkların Doğuş Yeri olan Allahım! Anlayış semasının Adınla süslendiğine, beyan denizinin onunla dalgalandığına ve Yasalarının bütün dinlerin takipçilerine onunla bildirildiğine tanıklık ederim. Beni, Senden başka her şeyden vazgeçecek kadar zengin ve özgenden bağımsız kılman için Sana yalvarıyorum. Sonra, tüm âlemlerinde bana yarayacak şeyleri bağış bulutlarından üzerime yağdır ve kullarının arasında Emrine hizmet etmem için güçlendirici fazlınla destekle; öyle ki Senin melekûtun ve egemenliğin sürdükçe adımın anılmasını sağlayacak şeyi ortaya çıkarayım. Ey Rabbim! Bu, tüm varlığıyla Senin bağış ufkuna, fazıl okyanusuna ve lütuflarının göğüne yönelen kulundur. Bana yüceliğine, görkemine, cömertliğine ve fazlına yaraşır şekilde davran. Sen gerçekten de iktidar ve güç sahibisin. Sana dua edenlere cevap vermeye hazır olansın. Senden başka bilici ve hikmetli ilah yoktur.
Ey İlahım! Günlerin Sultanı olan Günü gösterdiğin için övülsün İsmin. O Günü seçkinlerine ve Elçilerine en seçkin Levihlerinde ilan ettin ve o Gün, tüm İsimlerinin görkeminin parlaklığını bütün varlıklar üzerine saçtın. Ne mutlu Sana yaklaşana, huzuruna çıkana ve sesinin ezgilerine kulak verene. İsimlerinin melekûtunun tavaf ettiği Kimse’nin adı hürmetine Sana yalvarıyorum ki, ey Efendim, kelimeni kulların arasında yüceltmeleri ve övgünü yaratıkların arasında yaymaları için sevdiklerine yardım et; et ki Vahyinin cazibesi tüm dünya sakinlerinin ruhlarını doldursun. Onları fazlının canlı pınarlarına kılavuzladığın gibi, Senden uzak durmamaları için de cömertliğinle yardım et. Ve onları Tahtının yakınına çağırdığın gibi, merhametini de göster ve huzurundan kovma. Senden başka her şeyden kopmalarını ve Senin yakınlık göğünde süzülmelerini sağlayacak şeyi üzerlerine indir. Öyle ki ne zalimin üstünlüğü, ne de Senin en yüce ve en güçlü Zatını inkâr edenlerin telkinleri onları Senden geri tutamasın.
Mukaddesler mukaddesi ve nurlular nurlusu Tanrı’nın Adıyla! Ey yakınlığı ümidim, vuslatı emelim, zikri arzum, ulu katına geliş, maksadım; yönü isteğim, ismi şifam, sevgisi içimin ışığı ve huzurunda durmak, isteklerimin tacı olan Kimse! Yüzümü yüzüne çevirmem, gözlerimi Sana dikmem ve Senin yüceliğini övmem için bana yardım etmeni, arifleri irfanının fezasında uçuran ve Sana gönülden tapanları fazlının mukaddes sahasına yükselten İsminin yüzü hürmetine Senden dilerim. Rabbim! Senden başka her şeyi unuttum, fazlının ufkuna koştum, Sana yaklaşmak ümidiyle Senden özge her şeyi bıraktım. İşte görüyorsun, şimdi de Yüzünden saçılan nurlarla aydınlanan yere yöneldim. Beni Emrinde sabit kılacak şeyi üzerime indir, ey Sevgilim; öyle ki Sana ortak koşanların şüpheleri beni Sana yönelmekten alıkoymasın. Sen gerçekten de muktedirsin, yardımcısın, ulusun, kudretlisin.
Yücesin ey İlahım Allah! Senin İsm-i Âzam’ın olan, Senin gerçeğini inkâr edenlerin ellerinden cefa çeken ve hiçbir dilin tarif edemeyeceği sıkıntıların kuşattığı Kimse’nin yüzü hürmetine Senden dilerim ki, güzelliğinden herkesin yüz çevirdiği, herkesin Seninle çatıştığı ve Emrinin Mazharını hor görerek arka çevirdiği bu günlerde Seni anayım, Seni öveyim. Ey Efendim! Yoktur Zatından başka Sana yardım edecek, Senin gücünden başka Sana destek verecek. Sevgine ve zikrine sımsıkı tutunabilmek için Sana yalvarıyorum. Benim gücüm ancak buna yeter ve Sen bende olanı bilirsin. Sen gerçekten de bilicisin, her şeyden haberdarsın. Ey Efendim! Yüzünün tüm dünyayı aydınlatan ışığının parlaklığından yoksun bırakma beni. Yoktur Senden başka güçlüler güçlüsü, yüceler yücesi ve affedici ilah.
Övülsün Adın ey İlahım Allah! Karanlık dört bir yanı kapladı, kötülük tüm halkları kuşattı. Gel gör ki bunlar vasıtasıyla görüyorum hikmetinin parıltısını ve ilahi takdirinin ışığını. Bir perdeyle Senden ayrılanlar, Senin ışığını zayıflatıp ateşini söndürebileceklerini ve bağış yellerini durdurabileceklerini sandılar. Hâşâ, kudretin tanıktır bana! Belalar Senin hikmetinin taşıyıcısı ve sıkıntılar takdirinin vasıtası kılınmasaydı, hiç kimse bize karşı çıkmaya cesaret edemezdi; yerin ve göğün güçleri birleşseydi de karşımızda. Hikmetinin önüme serilen sırlarını açık edecek olsaydım, darmadağın olurdu bütün düşmanların. Övgüler olsun Sana ey İlahım! İsm-i Âzam’ının yüzü hürmetine Senden dilerim ki, sevenlerini, iradenden doğan Yasanın çevresinde topla ve kalplerine güven verecek olanı indir onlara. Sen istediğini yapmaya gücü yetensin. Sen gerçekten de tehlikede yardımcısın, kendi kendine var olansın.
Yücedir Adın! Ey Tanrım ve her şeyin Tanrısı! Ey Baham ve her şeyin Bahası! Ey arzum ve her şeyin arzusu! Ey gücüm ve her şeyin gücü! Ey Sultanım ve her şeyin Sultanı! Ey sahibim ve her şeyin sahibi! Ey amacım ve her şeyin amacı! Ey hareket ettirenim ve her şeyi hareket ettiren! Sana yalvarırım ki fazıl denizinden ırak, Sana yakınlık kıyısından uzak tutma beni. Ey Rabbim! Senden özge her şey bana yararsız, Senden başkasına yakınlık faydasız. Sayesinde Kendinden başka her şeyden bağımsız olduğun büyük zenginliğinin yüzü hürmetine Senden dilerim ki, beni yüzlerini Sana dönenlerden ve Sana hizmete kalkanlardan say. Ohalde, ey Efendim, erkek ve kadın kullarını bağışla. Sen gerçekten de bağışlayıcısın, acıyansın.
Ey Tanrım! Nice donmuş yürek Emrinin ateşiyle alevlendi. Nice uyuyan, Sesinin tatlılığıyla ayıldı. Nice yabancı Senin teklik ağacının gölgesinde barındı. Nice susuz Senin günlerinde diriltici suyunun pınarına koştu! Ne mutlu Sana yönelene ve Yüzünün nurlarının Tanyerine koşana. Ne mutlu tüm kalbiyle Vahiy Şafağına ve İlham Kaynağına dönene. Ne mutlu cömertliğin ve bağışınla verdiklerini Senin yolunda harcayana. Ne mutlu Senin özleminle yanarken, özgeni bir yana atana. Ne mutlu yakın yoldaşın olup kendisini Senden başkasından ayırana. Ey Rabbim! İsmini taşıyan ve zindanının ufkundan Senin saltanat ve kudretinle yükselen Kimse’nin yüzü hürmetine Sana yalvarırım ki, herkes için Sana yakışanı ve şanına yaraşanı irade buyur. Senin gücün gerçekten de her şeye yeter.

Ey yüzü, müştâkların kâbesi; mülâkatı, temiz yüreklilerin emeli; yakınlığı, mukarreblerin ümidi; tal’atı, âriflerin sahifesi; ismi, hasretkeşlerin rûhu; nidası, aşıkların hayatı ve dudaklarından dökülen sözler, yerlerde ve göklerde bulunanlara hayat kevseri olan kimse!

Bana, beni özgenden arıtacak şeyi rahmet bulutundan yağdırmanı, Nefsinin mazlumluğu ve zulüm askerleri arasındaki ibtilâsı namına dilerim. Yağdır ki, zikrine layık ve sevgine müstaid olayım.

Rabbım! Çevreni dönenlere, her an Cemâlin Güneşiyle ve Yüzün nurlarıyla aydınlananlara ne takdir buyurdunsa; bana da onu takdir buyur.

Sen, öteden beri Seni isteyenlere yardım eden ve Senden isteyenlere verensin.

Ulu, Bâki, verici, keremli Tanrı ancak sensin.

Bütün izzet ve büyüklüğün, yücelik ve ululuğun, kudret ve saltanatın, azamet ve lütfun, egemenlik ve kuvvetin kaynağı olan Sana övgüler olsun, ey Allahım! Her kimi istersen En Yüce Okyanusuna yaklaşmasını sağlarsın ve her kimi istersen En Kadim İsmini tanıma şerefini ona bağışlarsın. İster yerde olsun ister gökte, hiç kimse karşı koyamaz Senin emir ve iradenin işleyişine. Ezelden beri tüm yaratık âlemine hükmedegeldin ve bütün yaratıklara ebediyen hükmedeceksin. Kudretli, yüce, güçlü ve hikmetli Tanrı bir tek Sensin. İlahi! Kullarının yüzlerini aydınlat ki Seni görebilsinler; kalplerini arıt ki Senin semavi inayet kapına yönelip Mazharını ve Özünün Kaynağını tanıyabilsinler. Gerçekten de Sen tüm âlemlerin Rabbisin. Hükmeden ve boyun eğilen Tanrı ancak Sensin.
Yücesin Sen ey Tanrım! Sana şükrediyorum ki rahmet Güneşini, fazıl Ufkunu ve Emrinin Kaynağını bana tanıttın. Sana yaklaşanların yüzlerini ağartan, Sana adanmışların gönüllerini Sana doğru kanatlandıran Adının yüzü hürmetine Senden dilerim ki, her zaman ve her koşulda ipine sımsıkı tutunayım, Senden başka herkesten kesileyim, gözlerimi Senin Vahiy ufkuna çevireyim ve Levihlerinde bana buyurduklarını yerine getireyim. Ey İlahım! İç ve dış varlığımı Senin lütuf ve inayet gömleğinle donat. Sonra, beni beğenmediğin her şeyden koru. Bana ve yakınlarıma cömertçe yardım et ki, Sana itaat edelim, kötü ve bozuk isteklere yol açacak her ne varsa uzak duralım. Sen gerçekten de tüm insanlığın Rabbisin ve bu ve öbür dünyanın Sahibisin. Senden başka her şeyi bilen ve hikmetli ilah yoktur.
Yücesin Sen, ey İlahım Allah! Senin fazıl yellerinin esişi, amacının Güneşleri ve vahyinin Tanyerleri olan Kimselerin yüzü hürmetine Senden dilerim ki, bana ve Senin yüzünü her arayana, cömertliğine ve rahmetine yakışanı, bağış ve lütuflarına yaraşanı ver. Ey Rabbim! Yoksulum ve yalnızım, beni Kendi zenginlik denizine batır; susuzum, bana taze şefkat sularından içir. Zatının yüzü hürmetine, Kendi Varlığının Mazharı ve gökte ve yerde bulunanlara ayırt edici Kelimen kıldığın Kimse’nin yüzü hürmetine Senden dilerim ki, kullarını inayet ağacının gölgesi altında topla. Onlara yardım et ki bu ağacın yemişlerinden paylarını alsınlar, yapraklarının hışırtısına ve dallarında öten Bülbül’ün tatlı sesine kulak versinler. Sen gerçekten de tehlikeden koruyan, erişilmez, güçlü ve kerimsin.
Sübhansın Sen, ey İlahım! Senin bağış Gömleğinin, buyruğunla ve isteğin doğrultusunda tüm varlığa saçılan hoş kokuları ve Senin iradenin, kudret ve saltanatının gücüyle fazlının ufkundan parlayan Güneşi hatırına Senden dilerim ki, kalbimi boş sanı ve kuruntulardan arıt. Arıt ki tüm varlığımla Sana döneyim, ey tüm insanlığın Rabbi! Ey Tanrım! Ben kulunum ve kulunun oğluyum. Fazlının kulpuna tutundum, inayet ipine yapıştım. Bana Sende olan güzel şeylerden ver, beni cömertlik bulutlarından ve kerem göğünden indirdiğin Sofra’dan besle. Sen gerçekten de âlemlerin Rabbisin ve gökte ve yerde bulunanların tümünün İlahısın.
Sübhansın Sen ey İlahım! Bu, Senin fazıl ellerinden merhamet şarabını kana kana içmiş ve Senin günlerinde sevgini tatmış olan kulundur. İsimlerinin simgeleri olan, sevginle mutlu olmaktan veya Yüzüne bakmaktan hiçbir üzüntünün alıkoyamadığı ve gafiller ordusunun Senin razılığının yolundan döndüremediği kimselerin yüzü hürmetine Senden dilerim ki, bu kuluna sahibi olduğun iyilikleri bağışla. Onu öyle doruklara çıkar ki, bu dünyayı göz açıp kapayıncaya kadar yok olan bir gölge olarak görsün. Ey Tanrım! Yüceler yücesi azametinin gücüyle onu hoşlanmadığın her şeyden koru. Sen gerçekten de onun ve âlemlerin Rabbisin.
Sübhansın Sen ey İlahım Allah! Her basiret sahibi Senin hâkimiyetini ve saltanatını itiraf eder; her keskin göz Senin ulu haşmetini ve karşı konulmaz kudretini görür. İmtihan rüzgârları Sana yakın olanları Senin izzet ufkuna yönelmekten alıkoyamaz; bela fırtınaları Senin iradene tamamıyla bağlananların Senin huzuruna yaklaşmasına engel olamaz. Öyle görünüyor ki, Senin aşkının kandili kalplerinde yanıyor ve şefkat ışığın sinelerinde parlıyor. Zorluklar onları Emrinden uzaklaştıramaz ve kaderlerindeki değişimler onları Senin rızandan asla saptıramaz. Ey Allahım! Onların ve Senden ayrı düşmüş olan kalplerinin iniltileri adına Sana yalvarıyorum ki, onları Senin düşmanlarının kötülüklerinden koruyasın ve ruhlarını sevilen kulların için takdir ettiğin şeyle besleyesin; o kullar ki korku ve keder nedir bilmezler.
Sübhansın Sen ey İlahım Allah! Sen herkesin taptığısın ve kimseye tapmayansın. Sen her şeyin Rabbisin ve kimseye tabi değilsin. Sen her şeyi bilensin ve kimsenin bilmediğisin. İnsanların Seni bilmesini istedin; bunun içindir ki, ağzından çıkan tek bir kelime ile varlık âlemini yaratıp evreni var kıldın. Senden başka var eden, yaratan, kudretli ve güçlü bir ilah yoktur. Senin irade ufkundan parlayan bu kelimenin hatırına Sana yalvarıyorum; seçkin kullarının kalplerine can verdiğin ve âşıklarının ruhlarını dirilttiğin yaşam pınarlarından kana kana içmeme izin ver. Ver ki, her zaman ve her koşulda yüzümü sadece Sana çevirebileyim. Sen kudret, izzet ve cömertlik Rabbisin. Senden başka sultanlar sultanı, nurlular nurlusu ve her şeyi bilen bir ilah yoktur.
Övülsün Adın, ey İlahım Allah! Vasıtasıyla Saat’in çaldığı, Kıyamet’in meydana geldiği, göktekileri ve yerdekileri korku ile titreten İsminin yüzü hürmetine Sana yalvarırım ki, Sana yönelen ve Emrine yardım eden kullarının gönüllerini sevindirecek olanı merhamet göğünden ve rahmet bulutlarından yağdır. Ey Tanrım! Bütün erkek ve kadın kullarını sanı ve kuruntu oklarından koru; tatlı tatlı akan bilgi sularından fazıl ellerinle onlara bir yudum ver. Sen gerçekten de güçlüsün, yücesin, bağışlayıcı ve cömertsin.
Ey yüzü kâbem, güzelliği mabedim, meskeni amacım, övgüsü ümidim, takdiri yoldaşım, aşkı varlık nedenim, zikri arkadaşım, yakınlığı emelim, huzuru en büyük dileğim ve en yüce arzum! Kullarından seçilmiş olanlar için yazdığını benden esirgeme. Dünyanın ve ahiretin iyiliklerini bana nasip eyle. Sen gerçekten de insanların Sultanısın. Senden başka affedici ve cömert ilah yoktur.
İlahi! Beni, Seni tanımak ve Sana tapmak için yarattığına tanıklık ederim. Şu anda kendi aczime ve Senin kuvvetine, kendi zayıflığıma ve Senin güçlülüğüne, kendi fakirliğime ve Senin zenginliğine şahadet ederim. Senden başka Tehlikeden Koruyan ve Kendi Kendine Var Olan ilah yoktur.